27 Mart 2015 Cuma

Paramı yönetebiliyorum, öyleyse varım



İlkokuldan beri hep modaya, çizime, resim yapmaya merakım vardı. Bebeklerime renk renk, model model elbiseler dikerdim. Hayalim büyüyünce stilist, modacı olmaktı. Tasarlayacaktım, insanları giydirecektim… Hayalim, hayal kırıklığı oldu. Hayatın yön verdiği ama benim istemediğim fakat zincirlerimi de kıramadığım bir alanda çalışıyorum, sadece çalışıyorum. Yapmam gerektiği için, maaş aldığım için çalışıyorum. Severek değil, bir şeyler üretmek, memnun olmak için değil… Baktım stilist olamıyorum, ben de kendime ait bir atölye yaptım. Atölyemde hem eskiden beri hayalini kurduğum stilistliği, tasarımı ve dikiş dikmeyi gerçekleştiriyorum. O kadar mutlu oluyorum ki atölyem de bunca senedir neden yapmadım hiç bilemiyorum. Bu arada dikiş dikerken ekonomi de yapıyorum. Hadi hayallerini anladık, hayata geçirdin de nasıl ekonomi yapıyorsun? diyenlere cevap vermek istiyorum. Bir kere süslü süslü vitrinlerde, ulaşması zor olan adlarını bile telaffuz ederken hazır ola geçtiğim defilelerde gördüğüm pahalı elbiseleri, etekleri, bluzları çok çok daha uygun fiyata dikiyor ve giyiyorum. Böylelikle ekonomi yapmış oluyorum. O pahalı giysilere vereceğim parayı birikime ayırıyorum. Tabi bu yazıyı okuyunca şöyle bir şey insanın kafasına takılıyor, herkes dikiş dikemez ki! Evet ekonomi yapmak için illa ki dikiş dikmek gerekmiyor. İçinizde saklı olan, keşfetmeyi bekleyen ya da cesaret edemediğiniz yeteneklerinizi gün ışığına çıkarma vakti geldi. Yeteneklerinizi keşfedin ve hayallerinizi gerçekleştirin. Bunun için ihtiyaç duyduğunuz bütçe yönetimi konusunda uzman yardım almak isterseniz www.paramiyonetebiliyorum.net adresini ziyaret edin. Gençlerin, sağlıklı bir finansal gelecek oluşturabilmeleri konusunda bilinçlendirilerek, sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmalarını hedefleyen "Paramı Yönetebiliyorum" projesi, sürdürülebilir kalkınma sürecine katkıda bulunmak hedefleniyor. Sitede durumunuza uygun sizler için hazırlanmış videolu eğitimleri izleyin, paranızın yönetimini elinize alın… Kısaca eğer ki bütçenizi kontrol altına alarak birikim yapmayı hedefliyorsanız mutlaka www.paramiyonetebiliyorum.net adresini ziyaret edin ve ücretsiz eğitimler için zaman ayırın.

52 haftada baskı yapmak / 5.hafta

Kendi stampanı yaparak kumaşını istediğin gibi renklendirme işini sevdim. Yaptıkça da aklıma başka fikirler de geliyor. Daha işin çok başındayım. Zamanla daha güzel işler çıkaracağımı umuyorum! Züğürt tesellisi bunlar:)))
Silgiden yaptığım ilk stampalardan biri olan karanfil baskısını kullanmak için bol paça pijama pantolon burada tasarlamıştım. Önce bol paça pantolon modeli buldum ve kalıbı çıkardım. Mavi ince çizgili pamuklu kumaşımı kestim ama dikmedim. Sonra çiçekleri nasıl kullanacağıma karar verdim. Pantolonun ön ceplerinin içinin çiçeklerle dolduğunu ve yanlardan paçalara kadar taştığını düşünerek karanfilli stampamı kumaş boyası ile renklendirdim ve kumaşa basmaya başladım. Baskı işlemim bitip, boya kuruyunca kumaşın arkasından buharsız ütü ile ütüledim ve pijamayı birleştirdim. 

26 Mart 2015 Perşembe

Molfix İle Mutlu büyüyen bebekler adım adım mutlu yarınlara koşuyor!

Molfix’in dikkat çeken reklam filmlerine bir yenisi daha eklendi.Molfix’in yeni reklam kampanyasında, bebeklerin mutlu ve keyifli olduğu anlar ile, anneleriyle ve ailece yaşanan eşsiz anları seyrediyoruz.

Bebeklerin mutlu olması ve mutlu büyümesi sağlıklı gelişimin en önemli sırrı. Mutlu bebeklik dönemi geçiren bebekler, ileride de mutlu ve başarılı bireyler olmanın ilk adımını atmış olacaklar. “Mutlu Bebekler Mutlu Yarınlar!” mottosuyla anne ve bebeklerin her zaman, her anlamda yanında olan Molfix bebeklerin sağlıklı gelişimleri ve gelecekte mutlu bireyler olmaları için bebeklerin altını kuru tutar, özgürce hareket etmelerini sağlar ve ciltlerini korur.

Bebeklerin en keyifli olduğu anlarda, aileleriyle geçirdikleri keyifli paylaşımlarda gördüğümüz reklam filminde de “ mutlu anlar yaşayan bebeklerin, mutlu yarınları olur” mesajı veriliyor. 

Reklam filmini izleyebilir ve https://www.facebook.com/molfix adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

24 Mart 2015 Salı

DIY:Püsküllü çanta

52 haftada baskı yapmak dedik, bir etkinliğe katıldık. Pekala baskı yaptığımız kumaşlar ne olacak? En önemlisi de o! O kumaşları bir yerde kullanacaksın ki baskının da anlamı olsun. Yoksa patates baskı gibi yap, bas bas git kumaşlara:=) Bu etkinliğin ilk parçası olan keten kumaşa bir sürü gözün basıldığı kumaşım 25*50 cm boyutundaydı. Çanta yapacağımdan bahsetmiştim ve de yaptım. Hem de püsküllü çanta yaptım. Fotoğraflı anlatım aşağıda:=)

23 Mart 2015 Pazartesi

13.Bursa Kitap Fuarı

Dün 13.Bursa Kitap Fuarının son günüydü. Üç kafadar arabaya atlayıp gittik. Gitmeden önce hangi yazarların imza günüymüş diye ufak bir araştırma yapmıştım. En sevdiğim yazarlardan Ayşe Kulin'in imza günü olduğunu görünce, beni en çok etkileyen kitabı Adı:Aylin'i yanıma aldım. Benim için yazarın bir kitabı imzalı olsun yeter yoksa evdeki bütün kitaplarını toplar gelirdim. Ne yazara eziyet ne de onunla bir iki kelime etmek ve kitap imzalatmak için kuyruğa girmiş o kadar kişiyi bekletmek istemem. 
Fuarın son günü olduğundan çok fazla yazar vardı. Ama o kadar uzun kuyruk vardı ki beklemem mümkün değildi. Yılmaz Özdil her zamanki ağır vakur duruşuyla kitaplarını imzalarken, Pucca genç hayranlarıyla sohbet ederek bol bol fotoğraf çektirerek kitaplarını imzalıyordu.  Nerede tanıdığım ilk Pucca nerede şimdi ki yarım Pucca? Hatun incecik olmuş, safi kocaman bir dudak kalmış! (Bunlar hep kıskançlıktan yazılmış şeyler hep, kitap imzalatamadım ya!!) 
Bir de Büşra Küçük adlı bir yazar varın upuzun bir imza kuyruğu vardı. Kendisinin kitaplarını hiç okumadım, merak ettim en kısa zamanda okuyacağım. Bu arada Canan Tan, Uğur Koşar, Can Dündar'ı da gördük. Hepsi hayranlarıyla iç içeydi. Yazar ve okurun bir araya geldiği kitap fuarlarını seviyorum, kitap kokusunu seviyorum. Kitap okuyan insanlarla bir araya gelmeyi seviyorum...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...