17 Aralık 2014 Çarşamba

Volanlı Yelek

 2014 yılı Ekim Burda dergisinde yer alan volanlı yeleği dikmeyene blogger demiyorlarmış:=) Blogger demeseler de böyle salkım saçak, asimetrik, yamru yumru kıyafetleri de pek severim. Gelelim hikayemize: Volanlı yeleği farklı bir kumaşla; deri, güderi, süet ya da trikoyla dikmeyi istedim. Aslında dikmekte geç kalmamın nedeni de kumaşçılarda buna uygun kumaş bulamamamdı. Tam benim kumaş aradığım zamanlarda da sağolsun annem bu triko kumaşı vererek tam onikiden vurdu. Hemen o gün kalıbı çıkardım ve diktim. Kenarlarına overlok çekip bıraktım. Ertesi günde siyah tayt ve siyah body giyinerek bu turkuaz rengi volanlı triko yeleğimin keyfini sürdüm.

15 Aralık 2014 Pazartesi

Roma Tatili Bölüm 2


Roma gez gez bitmiyor, başını nereye çevirsen bir tarihi yapıt var. İtalyanlar tarihlerine sahip çıkmışlar, onları korumuşlar ve korumaya da devam ediyorlar. Bizim gibi turizm sezonu dışında gidince her yerde restorasyonla karşılaşıyorsun. 
Roma tatilimizin birinci bölümünü burada anlatmıştım. İkinci bölümde ise Vatikan'ı anlatacağım. Dünyanın en küçük ülkesi olan Vatikan, Hıristiyanlık dininin Katolik mezhebinin yönetim merkezidir. İçinde yer alan Aziz Petrus Bazilikasını, Sistina Şapeli, Vatikan müzelerini gezdik. Beni en çok etkileyen ünlü İtalyan Rönesans dönemi ressam, heykeltıraş Michelangelo'nun eserleridir. Özellikle Sistina şapelindeki tavan resimlerine bayıldım. O ne sanat öyle...

12 Aralık 2014 Cuma

70'li yıllar

1960'lı yılların elbisesini daha önceden dikmiştim. Şimdi ise 1970'li yılların elbisesini diktim. Hem de o yılın Burda dergisinden yararlandım. Eski Burda dergilerinin kalıplarını okumak daha zor ve de o kadar çok model var ki şimdiki gibi üç beş modelle geçiştirilmemiş. 
1970 yılının Ocak sayısında yer alan elbisenin etek kısmını değiştirdim. Kalıbın etek kısmı pileli iken ben düz evaze olarak bitirdim. Onun dışında spor dikiş dikmek bayağı zormuş onu anladım.
Kumaşım kalın jarse, Allah'tan kolay dikiliyor:=)

10 Aralık 2014 Çarşamba

Panik Atak ve Fenomen Psikoloji

Biraz da sağlık diyorum ve sizlere bugün Panik Atak'dan bahsetmek istiyorum.
 Son zamanlarda bir çok kişide gözüken ve insanları olumsuz etkileyen , ciddi anlamda korkutabilen, aniden ortaya çıkan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetlerine Panik Atak denir. Birdenbire başlayan Panik Atak giderek şiddetlenir ve şiddeti 10 dakika içinde en yoğun düzeye çıkar. Çoğu zaman 10 ila 30 dakika kadar devam eder nadir olsa da 1 saate kadar sürüp kendiliğinden geçer. Panik Atak belirtilerini uzun uzun burada yazmak istemiyorum Fenomen Psikoloji zaten anlatmış. Asıl anlamamız gereken beden sağlığı kadar ruh sağlığının da önemli olduğudur. Ruh ve beden bir takımdır, biri bozuldu mu diğeri de bozulmaya başlar. İnsan hayatında psikolojisini etkileyen bir çok durumla karşı karşıya kalır ve uzman bir el yardımı olmadan içine düşülen bu durumdan çıkılamaz. Hatta yalnız başına çıkmaya çabaladıkça daha da derinlere çeker ve insan psikoloji ileri derecede bozulmaya başlar. Eğer ki ayıp, günah, yok ben hallederim kimseye anlatamam diyorsanız yanılıyorsunuz. Sıkıntılar, acılar paylaşıldıkça azalır, mutluluklar paylaştıkça çoğalır. Bunun içinde uzman kişilere ihtiyaç var. Hayatta zorlandığınız durumların üstesinden psikolog yardımıyla gelebilirsiniz. Zorlandığınız durumun ne olduğunu anlayıp karar verdikten sonra bir uzman psikolog aramaya başladığınızda ilk bakacağınız adres Fenomen Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi olmalıdır. Psikoloji konusunda her türlü desteği sağlayacak olan ekip sorunlarınızla başa çıkmayı, Panik Atak ile mücadeleyi  size terapiler yardımıyla öğretecektir. Terapiler 60 dakika sürmekte ve alanında uzman psikologlar tarafından yapılmaktadır. 
Korkularınızın üzerine gitmekten korkmayın!!!!

9 Aralık 2014 Salı

Roma Tatili Bölüm 1

Geçen hafta siz burada önceden programladığım yazıları okurken eşim ve sevdiğim dostlarımla birlikte Roma 'da idim. 3 gece 4 gün süren Roma tatilinde bol bol yürüdük, şehrin arka sokaklarında kaybolduk. Turistlerin alışveriş ettiği yerlerden uzak durduk, halkın alışveriş ettiği yerel dükkanları gezdik, alışveriş yaptık. Alışveriş dedimse de öyle aklınıza torba torba alışveriş, son moda kıyafetler marka alışverişleri gelmesin. Çünkü bizde 70 TL olan hırka onlarda 70 Euro olunca alışveriş cazip gelmiyor. Eşdeğerde bir hırkayı Türkiye'den 3'te 1'i fiyata alacaksam neden daha fazla ödeyeyim dedim ve sadece görselliğimi doyurarak gezdim. Yemeklere gelince, elbette bizim yediğimiz yerlerden daha iyileri de vardır. Sonuçta bilmeden rastgele yemek yedik. Ama iddia ediyorum bizim pizzamız, makarnamız ve de Tiramisumuz onlardan daha iyi. Hatta ben bile daha iyisini yaparım diyebilirim:=) Bir tek dondurmalarını çok sevdim. Nerede yediysem aynı tat, aynı kaliteydi. 
İnsanları çok gürültülü, yolda, metroda bağıra bağıra konuşuyorlar, ya sağırlar ya da umursamaz:=)
Bir de en çok dikkatimizi çeken çok göç aldığıdır. İtalyandan çok İranlı, Suriyeli, Hintli,Koreli ve Çinli gördük.Bütün bakkal market, hediyelik dükkanlar, sokak satıcıları onların işletmesi altındaydı.
Turizm sezonu yazın olan Roma'da Aşk çeşmesi tadilattaydı ama gene de dileğimizi tutup paralarımızı attık. Onun dışında Kolezyumun bir kısmı ve diğer tarihi kale, kiliselerde de tadilat vardı. Daha anlatacak çok şey var....Onlarda başka bölümde:=)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...