Yeni yıl


2013 yılında her şey gönlünüzden geçtiği gibi olsun. MUTLU YILLAR.....

neclasolen.com 1 yaşında

 Blogum 28 Aralık yani bugün 1 yaşını doldurdu. Oleyyyyy....  Blogumun konusunu oluşturan ailem, çocuklarım, kitaplarım, diktiklerim, giydiklerim ve mutfağım ile yazılarıma devam ediyorum. 
Geçen bu bir yıl sürede 485 kayıtlı takipçinin önümüzdeki yıllarda çığ gibi büyümesini diliyorum ve sanal pastamı üflüyorum:=)

Niko'nun dolabı

 Giyinmeyi, süslenmeyi seven minik ikonumuz,genç kızımız sevgili Niko bize evinin kapılarını açtı. Giysi odasını ve dolaplarını karıştırdığımız Niko düzenli ve tertipliliği bakımından tam not aldı. hadi gelin birlikte karıştıralım dolapları:)

El örgüsü bereler

 Havalar iyice soğudu, soğuktan korunmak lazım. Bu el örgüsü %100 yünden yapılan bereler arkadaşımın el emeğidir. Sipariş ile istediğiniz renkte ve şekilde yün bereler örmektedir. Klasik bereden tutun da,  kulaklarınızı örten bere, saç görünümü veren bere , üstten kulaklı (Mickey Mouse) ve çiçek motifleriyle işli   berelere kadar aklınıza ne gelirse.... Ben kendime şimdiden bir bere siparişi verdim. Benim berem Mickey Mouse kulaklı olacak:=) 
Eğer sizde kendinize ait sizi anlatan bir bereniz olsun isterseni kaderture@hotmail adresinden iletişime geçip siparişinizi verebilirsiniz. Bereler 20 TL'dir.

Omuzdan dökülen şelale-Final

 Mavi mi desem mor mu desem bilemediğim taşlanmış ipekten elbisemi hafta sonu bitirdim. Elbisenin omuzundan başlayan pliler yüzünden bu elbiseye "Omuzdan Dökülen Şelale" adını takmıştım.   Daha önceki yazımda kalıbından bahsettiğim elbisemin üst parçası omuzdan anvelop geliyor, içi astarlı, arkaya atılan pensler sayesinde hafif şekilde vücuda oturuyor.

Bir bebek bir çocuk iki doğum günü

 pazar günü iki doğum gününe katıldık. ilki halamın torunu demir'in ilk yaş günü partisiydi. Sabah 11'de aile ve arkadaşlara verilen kahvaltıdan sonra doğum günü kutlandı. Demircik sen çok yaşa e mi:=)

Üç hediye birden

 Sevgili arkadaşım Ebru gelirken yanında 3 tane hediye getirmiş. İlki English Home'dan yılbaşı desenli havlu, ikincisi Koton'dan dore renginde cüzdan,üçüncüsü de zımbalı iki bileklik. Hepside çok güzel teşekkürler Ebrucum...

İki tatlı birden

 Hafta sonu misafirlerim içiniki tatlı birden yaptım. İlki tiramisu: Tarifini Uno'nun kakaolu pastabanın arkasında yazana göre yaptım. Çok güzel oldu, hiç başka yerde tarif aramayın. Yumurta sevmeyenlere göre içinde bir yumurta var, haberiniz olsun...Diğer bir tatlım da fıstıklı şekerpare.

Kız çocukları için elbise

 Mayalara göre kıyamet günü olan  21 Aralık'ı atlatırsak önümüzde yılbaşı var. Yeni yıl için kız çocuklarına uygun bir elbise modeli de benden. Kırmızı parlak kendinden desenli robalı elbisenin küçük ayrıntısı içinden çıkan ve eteğe hafif bir kabarıklık sağlayan siyah tülü. Bu elbise kimin mi? Cimcime Selin için, güle güle kullansın.

Omuzdan dökülen şelale

 Bu aralar elbise dikmeye merak saldım. 2009 yılına ait Burda dergilerinden birinde bulduğum bu krep saten elbiseyi yapıyorum. Elbise, omuzdan başlayıp göğüsten aşağı yumuşak dalgalar halinde inen bir model. Kumaşımın rengi mavi-mor. Kestim, biçtim, teyelledim. Şu anda dikim aşamasındayım. Bitince sizlerle paylaşacağım. 

Kürk Yelek


 Bazı Burda dergilerinde o kadar dolu ve güzel kalıplar oluyor ki, aynı sayıdan bir kaç model çalışabiliyorum. 2009/10 sayılı Burda dergisinden daha önce yararlanarak diktiğim küçük siyah elbisemi biliyorsunuz. Aynı sayıdan bu sefer haki yeşil renginde kürk yelek diktim. Kürk dedimse  imitasyon! Bu arada her yer tüy oldu. Model gayet düz, güzelliği astarını tulum şeklinde çalışmam oldu. Yeleğimi deri ceketimin üzerine giydim, nasıl sıcak tutuyor bu soğuk havalar da anlatamam...

Hafta sonundan kareler


 Yoğun yaşanan hafta sonundan kareler... Ayşe Selin cumartesi günü piyano kursuna başladı. Mehmet Ege ablasının olmadığı saatlerde anneannesi ile birlikte kuşlara yem vermeye ve salıncakta sallanmaya gitti. Adam o kadar ehl-i keyif ki sallanırken bile yatıyor.

Little Black Dress # 2

 Sırt dekolteli küçük siyah elbisemi nasıl diktiğimi önceki yazımda anlatmıştım. Üzerimde nasıl durduğunu merak edenler için bir kaç kare fotoğraf çektik. Bu arada minik bir izleyicimiz de çekim boyunca bizi takip etti...

Little Black Dress

Audrey Hepburn'un Tiffany'de Kahvaltı filminde giydiği küçük siyah elbiseyi daima sevmişimdir. Her kadının gardrobunda olması gerektiğine inandığım küçük siyah elbiseden bir tane de ben diktim. Model Burda dergisinin 2009/10 sayısına ait. Kumaş kabartmalı bir dokuya sahip. Elbise derin bir sırt dekoltesine sahipti öyle rahat giyinenem deyip dekolteyi biraz küçülttüm. Elbisenin arkasında yer alan fiyongu da yapmadım. 

Bordo Pantolon

 Bu aralar bordo çok revaçta olunca kendime bordo bir pantolon diktim. Burda dergisinin 2011 temmuz sayısında yer alan kalıbı kullandım. Dergi pantolon dikişini adım adım anlatmış ve göstermiş. Cepli olmasına rağmen dikişi çok kolay cuk diye üzerinize oturuyor. Modelden tek farkı beline lastik diktim Pantolonumu çok sevdim başka renklerde de uygulayabilirim.
Nasıl kombinlediğime gelirsek; Bordo pantolon üstüne büyük beden siyah tişört, Dükkantere'den gelen deri yakam ve siyah botilerim...

DükkanTere

 Bugün sizlere; el yapımı hediyelik eşyalar, deri yakalar, kişiye özel ilginç tasarımlı ürünler yapan ve ürünlerini facebook adresinden satışa sunan DükkanTere ile tanıştırmak istiyorum. İnstagram sayesinde tanıştığım DükkanTere'nin sahibi Zeynep hanımdan gelen üzeri boncuklarla işlenmiş deri yakayı çok sevdim. Zeynep hanımın hediyesi olan yakanın hediye kutusu kargonun azizliğine uğramış olsa da çok güzeldi. Teşekkürler Zeynep hanımcım, ellerine sağlık.

Daha fazla yaka çeşitlerini, kişiye özel nikah davetiyeleri ve şekerlerini görmek için buyrun DükkanTere'ye...

ALL Kombin

ALL dergisinin Aralık ayında yer alan ürünlerinden seçerek oluşturduğum kombin ile stilsende yarışmasına katıldım. Eğer siz de katılmak isterseniz öncelikle en yakın yerden ALL dergisi satın alıyorsunuz. İçinde yer alan kıyafetlerden kombin yaratıp, ALL dergisinine 15 Aralık'a kadar gönderiyorsunuz. 
Üstte gördüğünüz kombin ile yeni yılda modaya yön veren şehirleri anlattım. Sizin kombinizin teması nedir?


Fincan kek

 Ankara'da geçen öğrencilik yıllarımda beni koruyan, besleyen, bir abla, bir anne şefkati ile sarmalayan can dostum Berna'cığım  fincan kek tarifi gönderdi. "Bak çok güzel oluyor yap, sen seversin böyle tatları yap da blogda yayınlarsın" deyince ben de fincan keki sizler için yaptım. Verilen malzeme ile fincan büyüklüğüne göre 9-10 adet kek oluyor.

Yaka kolye yapımı

 Geçen seneden beri yaka kolyeler çok moda. Baktım bu modanın geçeceği yok, ben de atladım bu trene kendime keçeden yaka kolye yaptım. Sizler için adım adım da fotoğrafladım. Yaka kalıbını yaşasınben adlı blogda görüp, yazıcıdan çıkardım ve kafama göre işledim. Siz de kendi yaratıcılığınızı kullanarak zevkinize göre yaka süsleyebilirsiniz. Kolay gelsin...

Tütü-Yarasa-Yaka kardeşliği

 Dikiş dikmek gerçekten terapi yöntemi, insanı hem rahatlatıyor hem de bir şeyler üretmenin mutluluğunu yaşatıyor. Bir de kendi diktiklerini giymek, bunu ben diktim demek ayrı bir güzel... Fotoğraflarda üzerimde gördüğünüz herşey kendi el emeğimdir.
Yalova'da yeni açılan bir kumaş dükkanında çok güzel ve uygun fiyata kumaşlar vardı. Aklımda olan dikeceğim parçalara uygun kumaşlar aldım. İlk diktiğim tütü etek oldu. Hep kızıma tütü dikecek değilim ya kendime de bir tane dikeyim deyip yarım saatte diktim. 
Üzerime diktiğim bluzun kumaşı simli, gri renkli triko kumaştı. Trikoyu ilk defa diktim. Model Burda dergisinden, yarasa kollu, ön ve arka robalı kol ağızları hem uzun hem de dar. 
Yaka ise keçeden keserek işledim. Ayrıntıları başka yazıda....

Pazar günü Teşvikiye-Termal

 Pazar günü arkadaşlarımızla birlikte sabah kahvaltısı için Teşvikiye'ye gittik. Yöresel kahvaltının ardından doğa yürüyüşü yaptık. Sonbaharın sonunun geldiği çok belliydi, yerler düşen yapraklarla doluydu. Doğa dersen yeşilden sarıya kadar her tonu sergiliyordu. Ama o kadar az yağmur yağmış ki gölde çok az su vardı dolayısıyla da şelale kurumuştu. Sonbaharda ne kadar yağmur yağarsa yazın o kadar bol su demektir. Yağdır Mevlam Suuu....

Leopar Portföy

 En son diktiğim zebra portföyden sonra leopar portföy de diktim. Astarı kapitoneli olan çantanın fermuarının son kısmını leopar kumaşla kapladım. Böylelikle şık bir görüntü elde ettim. 

Zımbalı yaka


Aksesuarda yeni moda zımbalı gömlek yakalar. Yapması çok kolay yakalardan bir tane de ben yaptım. Eski gömleğimin sivri uçlu yakasını gömleğin bünyesinden makas yardımıyla ayırdım. Tam dikiş dibinden kestiğimden uçlarda bozulma olmadı. Zımbalar dört tırnaklı olup yakada istediğiniz yere elinizle bastırarak takabilirsiniz. Benim yakam da böyle oldu. Gömlekten geriye kalanları değerlendirmek istiyorum belki de bir gün manşetleri de zımbalarım...

Polar Sabahlık


 Arkadaşım Niko'ya polar sabahlık diktim. Kalıbı Burda dergisinden ama dergi benim olmadığından kalıbı fotoğraflayamadım. Aşağıda yaptığım çizim ile idare edersiniz artık. Kalıp çok basit aslında, önde düz bir eğimle yaka, arkada ise hafif bir oyuk.Kollar düşük olunca oturtma derdi de yok. Kenarlarına kendi kumaşından geniş biye geçtim. Önlere cep taktım. Kuşağını kendi kumaşından yaptım.Sevgili arkadaşım da bana güzel güzel pozlar verdi.

İstanbul'da haftasonu

 Hafta sonu kaçamak yapıp İstanbul'a arkadaşlarımıza gittik. Biz ebeveynler arkadaşlarımızla buluşurken, çocuklarımız da kendi arkadaşlarıyla buluştu. Çocuklarımız görüşecekleri günü hafta içinden beri iple çekiyorlardı karşılaşma anı ise görülmeye değerdi. Kapıda çığlık çığlığa bağıran çocuklar....
Sevgili arkadaşım Ebru gene döktürmüş, börekler, kekler, salatalar ve balkabaklı pasta hımmm harikaydı. Akşam yemeği için İtalyan restorantı olan Trattoria da Roseria'ya gittik. Pizza- makarna-şarap üçlemesi yaptık:=)
 Buluşmaya en çok sevinen çocuklar gece saat 02'de yatıp sabah 09:30 da kalktılar. O kadar uykusuzluk ve yorgunluğa rağmen sabah sabah enerjilerinden hiçbirşey kaybetmemişlerdi.
 Ebrucuğum çocuklara güzel vakit geçirtmek için "Fareli köyün kavalcısı" adlı tiyatro oyununa bilet almış, birlikte gittik. Oğlum gerçek farelerle karşılaşacağını sanarak korktu, gerçek olmadıklarını anlayınca rahatladı. Çocuklar için güzel bir oyundu, Devlet Tiyatroları kapanmasın....
En son olarak da Anadolu yakasının en son açılan Buyaka AVM'si çok güzeldi beklerim....

Oversize: Büyük Beden Giysi

 Modanın dili İngilizce olunca dilimize İngilizce kavramlar yerleşiyor. Bunlardan biri de oversize yani büyük beden giysi. Bakınız üzerimdeki kazak 46 beden. büyük beden kazağımı, kendinden daha büyük tişört, binici taytı ve çizme ile kombinledim. Tülden, pembe renkli fiyonk eklediğim kedili kolyemi de boynuma asıp, kendimi yeşilliklere attım:) 

Kasım ayı kitaplarım

                                              
Severek takip ettiğim yazarlardan ikisi olan Kristin Hannah ve Julia Quinn'in kitapları çıkar çıkmaz arka kapağı okumadan satın alıyorum. Kristin Hannah'ın ülkemizde yayınlanan ilk kitabı Ateşböceği Yolu'nu okumayan varsa çok büyük eksiklik, alın muhakkak okuyun. Sırasıyla diğer kitapları Kış Bahçesi, Gerçek Renkler ve Gece Yolu'dur.  Yeni piyasa çıkan 5.kitabı "Sevgi Üzerine Yaptıklarımız" aynı şeyin özlemini çeken iki kadının hikayesi imiş. Hadi bakalım mendiller hazır olsun....

Julia Quinn, romantik, dönem kitaplardan hoşlananlar için gelsin. Bridgerton kardeşlerden 8.si olan Hyacinth'in hikayesine başladım bile....

Kareli pijama takımı


Oğluşuma kareli, yünlü kumaştan pijama takımı diktim. Daha önceki yazımda paylaştığım pazen pijama kalıbını kullandım. Diktiğim diğer pijamalardan farkı; pijama üstüne siyah düz kumaştan 2 tane cep eklemek ve pijama altını düz siyahtan yapıp paça ağızlarına 10 cm genişliğinde kareli kumaş geçirmek oldu. 
İyi uykular oğluşuma:=)

Zebra portföy

 Dün akşam oturdum yarım saatte kendime zebra desenli portföy çanta diktim. Hazır portföyler hep dar içli olduğundan bana yetersiz geliyordu. Astarı kapitoneli olan çanta tam istediğim gibi oldu. Baştan ayağa siyahlar giyinerek çantayı ön plana çıkardım:=)

Pazen çocuk pijaması

 Pazen dikimi çok kolay, makinada dikerken zorlamayan bir kumaş hem de yavruları sıcacık tutuyor:=)
Küçükken annem bize pazenden pijamalar, elbiseler dikerdi. Büyüdüm, şimdi ben çocuklarıma, yeğenlerime pazenden pijamalar dikiyorum. Geçen sene çocuklarıma kardan adamlı pazen kumaştan pijama dikmiştim. Bu sefer yeğenlerime geyikli, kış temalı pazen kumaştan pijama diktim. Burda dergisinin 2010 yılının Temmuz sayısında yer alan 130 nolu kalıptan 1 yaş ve 4 yaş bedenlerini kullandım. Güle güle kullansın kuzucuklarım.

İyi ki doğdun Mehmet Ege

5 kasım'da yakışıklı oğlum Mehmet Ege 4 yaşını bitirdi. Pazartesiye denk geldiğinden haftayı takip eden ilk pazar günü doğum gününü kutladık. Aile büyüklerimiz, dostlarımız, kuzenler ve arkadaşlar hep birlikteydik.
Oğlum iyi ki varsın, iyi ki doğurmuşum seni, yakışıklım benim:=)

Yoğun geçen hafta sonu

 Hafta sonumuz cuma günü iş çıkışından pazar günü gece saat 11.30' a kadar çok yoğun geçti. Cuma gecesi sevdiğim bir arkadaşa ziyaret ile başladı, devamında gece gelen komşularla balkonda şarap eşliğinde sohbet ile bitti. Cumartesi sabahı 10 Kasım'da Atatürk'ü anmak için kızımın okuluna oğlumla birlikte gittik ve törene katıldık.

Bir hırka-Bir etek

  Hafta sonu kendime bir hırka bir etek diktim. Hazır elim alışmışken daha önceki yazımda anlattığım gri leopar hırkanın kahverengisini diktim. Dikerken de bir kaç kare fotoğraf çektim. Kalıp kolay, iyi oturan bir kalıp. Yan dikişleri esnek dikiş ile yaptım. Etek ucu ve kol ağızlarını da zikzak ile birleştirdim.
Eteğimin kumaşı kot, ön ve arkada pensler var, yandan fermuarlı. Renk olsun diye etek ucunu kot ipliğiyle bastırdım. 

Gri leopar hırkam


 Penye kumaştan hırka diktim.Penye ile ilk çalışmam oldu. Başta korktum acaba yapabilir miyim, makinam diker mi dedim ama hiç sorun olmadı. Dikiş makinam Singer olunca sorunsuz dikiş yaşadım. Hırkanın düz dikişleri için makinamı esnek dikiş ayarına getirmem yeterli oldu. Sürfilelerini normal ayarda yaptım, kumaşta hiç esneme olmadı. Model Burda dergisinin 2010 yılının Nisan ayına ait, kalıp cuk diye oturuyor bilginize...
Hırka:ben diktim /Pantolon-kemer-çanta: Journey / Tişört:Rodi

Tablo elbise kombinim:=)

 Kumaşını çok beğenerek aldığım, nasıl diktiğimi de bu yazımda anlattığım tablo elbisemi bayramda giydim. Deri ceket, siyah opak çorap, siyah botiler, vazgeçilmez sarı halka küpe ve at kuyruklu saç modeli ile elbisemi tamamladım çıktım bayram ziyaretlerine...

Oğlumun Sabahlığı

 Kızıma pempe polardan kenarları pembe pitikare kumaşla çevrili sabahlık diktiğimi bu yazımda yazmıştım.  Eee kızıma sabahlık dikerim de oğluma dikmem mi? Oğlumun sabahlığını Burda dergisinden kalıp çıkararak  diktim yani daha profesyonel davrandım:=) Mavi poların kenarlarına sarı kumaşla biye geçtim. Kemerini ve cep ağızlarını da sarı kumaşla geçerek Fenerbahçe sevgisini şimdiden bilinçaltına yerleştiriyorum:=)))

Yalova'da Cumhuriyet Bayramı

 
Cumhuriyetimizin 89. yılı kutlamaları Ankara'da engellenmek istense de Yalova'da yapılan büyük bayrak yürüyüşü ile kutlandı. Ellerine bayrak alan çoluk çocuk yaşlı demeden onbinlerce kişi Cumhuriyetimizin 89. yıldır yanan ateşini söndürmemek için hep birlikte sokaklara akın etti. Kızım ile birlikte bu yürüyüşün içinde yer almaktan gurur duydum. 
Cumhuriyet kutlamalarına gölgesini düşürenler ve engellemek isteyenlere de bir çift lafım var:

ATALARIMIZIN KAN DÖKEREK ALDIĞI BU TOPRAKLARI VERMEYİZ!!! 

BU VATAN BİZİMDİR BİZİM KALACAK!!!

İyi Bayramlar

 Şölen ailesi olarak hepinize iyi bayramlar....

Ayşe Selin'in Bayramlığı

 Tekstil 35 sene önce şimdiki kadar yaygın ve ucuz değildi. 3 kız kardeş olunca da annem bayramlarda bayramlıklarımızı dikerdi. Kızkardeşim ile ikiz gibi giyinirdik ne de olsa 1 yaş fark vardı aramızda. Ablamın bayramlıkları renk ve model olarak bizim bayramlıklarımızdan farklı olurdu. Biz böyle büyüdük, büyüdük de bundan gocundum mu hayır! Annem dikiş dikerken yanından ayrılmazdık, heyecanla beklerdik ne çıkacak ortaya diye. Belki de bundandır yatkınlığım dikişe...
Geleneksel bir yapım var, eski değerlere, geleneklere, göreneklere bağlıyımdır. Büyüklerimizden gördüklerimizi çocuklarımıza aktarmak ve devamlılığını sağlamak için elimden geleni yapıyorum. 
Bu bayram kızıma bir elbise diktim. Çiçekli pembe kadife kumaş, robadan pileli. Göğüs kısmına siyah kurdela geçtim.

Mutfak önlükleri serisi - 2

 Mutfak önlükleri serimiz devam ediyor. Çift taraflı kullanılan önlüklerin önlü arkalı görüntüsü yukarıdaki fotoğraftaki gibidir. Diğer önlükler de kendi içinde uyumludur. Hadi bakalım önlük dikmeye devam....

Kızımın sabahlığı

 Sabahları erken kalkıp okula gitmeden kahvaltı yapan kızım üşümesin diye pembe polardan sabahlık diktim. Kalıp kullanmadım, var olan bir hırkayı poların üzerine koyup kestim. Ama keşke kalıp kullansaydım diyorum daha düzgün olurdu.
Kenarlarını pembe pitikareli kumaş ile çevirip ön tarafa iki tane cep taktım. Yanlara kemer için brit yaptım kemerini de polardan diktim. 
Kızıma yaparım oğluma yapmaz mıyım? İlerleyen günlerde ona da bir tane dikeceğim. Onun sabahlığı süpriz olacak:=)

Farkındayız, Korkmuyoruz

Meme kanseri bütün bayanların korkuluğu rüyasıdır. Dünyada her 11 dakikada 1 kadın meme kanseri nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Türkiye'de ise her yıl 30 bin kadın meme kanserine yakalanmaktadır. 
Meme kanserine karşı bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında Yalova Halk Sağlığı Müdürlüğü'nün organize ettiği ve Gençlik Spor İl Müdürlüğünün de katkılarıyla Yalova sahilinde bayanlarla birlikte aerobik, jimnastik, pilates ve stepin bir arada olduğu spor etkinliği gerçekleştirildi. 
Meme hareketin simgesi olan pembe kurdelalı "Farkındayız,Korkmuyoruz" sloganlı tişörtlerimizle sahilde müzik eşliğinde yapılan spor Yalovalıların dikkatini çekti. 
Erken teşhis hayat kurtarır deyip, meme kanserine karşı bayanların yapacağı tarama yöntemleri:

Mutfak Önlükleri Serisi-1

 Bu aralar kendime bir şey dikemiyorum. Dikişlerimin arasına annem girdi:=) Memleketteki tanıdıklarına hediye götürmek için mutfak önlüğü dikmemi istedi. Eeee o kadar kumaşının üstüne yattığım annemi nasıl kırardım. Başladım dikmeye ilk 3 önlük bunlar, gerisi de kesildi, biçildi, dikişe hazır hale getirildi. Adım adım nasıl diktiğimi bu yazımda paylaşmıştım. Yeni önlükleri de diktikçe paylaşacağım.

Bursa Hayvanat Bahçesi

 Sonbaharın son sıcak pazar gününden bir tanesini kaçırmadık ve çocukları Bursa Hayvanat Bahçesine götürdük. Televizyonda ya da kitaplarda gördükleri hayvanları yakından görmek çok hoşlarına gitti. Oğlum biraz korksa da aslana, leopara, ayıya, zürafaya büyük ilgi gösterdi. Hayvanat bahçesini gezerken dikkatimi çeken uyarı tabelalarına rağmen insanların hayvanlara, kraker, bisküvi atmaları. Hayvanlara neyin iyi neyin zararlı olabileceğini bilmeden beslemeye kalkmak ne kadar doğru bilemedim. 
20 sene önce Ankara Hayvanat Bahçesine gitmiştim çok mutsuz ayrılmıştım. Hayvanlar bakımsız, ortam kötü gelmişti. Burada ise kocaman bir alanda her hayvan kendi ortamında, sakin ve huzurluydu. Bursa Hayvanat Bahçesi çalışanlarının emeklerine sağlık...